Buradasınız: Ambar Zararlıları Ekin Kambur Biti (Rhyzopertha Dominika)

Ekin Kambur Biti (Rhyzopertha Dominika)

1.TANIMI VE YAŞAYIŞI:
Ülkemizde bulunan önemli türleri; Zabrus tenebrioides Goeze, Z. ınelancholicus Schaum, Z.politus Gauth., Z. spinipes

Fabr. dir. Erginler türlere göre farklılık göstermekle birlikte,12-22 mm boyunda ve 5-8 mm enindedir. Sırt kısımları dış bükey ve parlak siyah renklidir. Sırtlarında uzunlamasına nokta ve çizgiler vardır. Larvaların baş ve göğüsü kahverengi, karın kısmının üstü kestane renginde olup alt kenarları kirli beyazdır. Yumurtadan çıktığında 0.4-0.6 mm uzunluğundadır. Olgun larva boyu ise 18-30 mm arasında değişir. Üç çift göğüs bacağı vardır. Göğüs halkaları karın halkalarından daha geniştir. Pupaları serbest pupa tipinde beyaz renklidir. Yumurtaları darı tanesi büyüklüğünde yuvarlak ve beyaz renklidir. Yumurtaların boyu ortalama 2.3 mm, eni ise 1.4
mm dir.

Kışı toprak içinde hem ergin hem de larva halinde geçirir. Soğuk havalarda hareketsiz olan
larvalar toprak sıcaklığının 10 0C'nin üzerine çıkması ile birlikte hareketlenirler. Gelişmesini
tamamlayan larvalar iklim koşullarına bağlı olmakla beraber genellikle nisan ayı sonlarında pupa olurlar ve mayıs ayından itibaren erginler çıkar. Erginler yazın sıcak günlerinde toprak içinde yazlamaya girer. Sonbaharda yağışların başlaması ile topraktan çıkan erginler anızlarda sürülmemiş toprak bölümlerinde çiftleşmeye başlarlar. Çiftleşen dişiler yumurtalarını tek tek toprakta oluşturdukları küçük yuvalara bırakırlar. Yumurtalar iklim koşullarına bağlı olarak 10-20 gün içinde açılır. Bir dişi 40-80 yumurta bırakmaktadır. Yumurtadan çıkan larvalar çok hareketli olup toplu olarak görülürler. Bu zararlı yılda bir döl verir.


2.ZARAR ŞEKLİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI:
Zararı yaşam dönemine göre 3'e ayrılır;

a) Genç larvalar, sonbahar aylarında uygun koşulları bulduklarında ekin yapraklarını toprak
içine çekerek yerler.

b) Olgun larvalar ilkbaharda yaprak ve sürgünleri yiyerek zararlı olurlar, m2 de
3-4 larva olduğunda tarlalarda yer yer yenik bölümler, açık hububat sıraları ve boşluklar
görülür. Bu durum verimin önemli ölçüde azalmasına neden olur.

c) Erginler hasada yakın günlerde başak tanelerini, ekimde ise toprak altındaki
taneleri kemirerek zararlı olurlar.
Ülkemizin tahıl ekimi yapılan bütün bölgelerinde bulunur.


3.KONUKÇULARI:
Ergin ve larvaları yabani ve kültür Gramineae türlerinde beslenir. Başlıca buğday, arpa, yulaf ve çavdarda zarar yapar. Bazen çimlenmekte olan mısır tohumlarında da önemli zararlara sebeb olabilmektedir.


4. MÜCADELESİ :
4.1. Kültürel Önlemler:

a) Aynı tarlaya üst üste bir kaç yıl buğday veya bu zararlının sevebileceği başka bir
Gramineae bitki türü ekildiğinde, yoğunlukla beraber zarar da artmaktadır. O halde her şeyden
önce ekim nöbetine gerekli önem verilmelidir.

b) Nadasa bırakılan tarlalar uygun bir zamanda derince sürülmek suretiyle yabancıotlar
yok edilirse zararı daha da azalır. Böylece tarladaki besin kaynakları ortadan kalkacağı gibi
birçok larva ve pupa da toprağı sürme esnasında yok edilmiş olur.

c) Tahıllar olgunlaştıktan sonra tarlada ne kadar fazla kalırsa hasat esnasında tohumların
toprağa dökülme oranı da o kadar artar. Bu da erginlere ve ileride de larvalara bol besin kaynağı oluşturacağı için çoğalması teşvik edilmiş olur. Bu nedenle tahıllar olgunlaşır olgunlaşmaz bekletmeden hemen tekniğine uygun hasat edilmesi çok faydalıdır.

4.2.Kimyasal Mücadele
Ekin Kambur Böceklerine karşı en etkili mücadele, tohum ilaçlamasıdır. Bu nedenle
zararlının bulaşık olduğu alanlarda tohum mutlak usulüne uygun ilaçlandıktan sonra ekilmelidir.
Ancak zorunlu kalındığı hallerde, zararı kısmen önleyebilmek amacıyla yüzey ilaçlaması da
önerilebilir.

4.2.1. İlaçlama Zamanının Tesbiti
Tohum ilaçlaması bir yıl önce zararlının var olduğu bilinen alanlarda, yüzey ilaçlaması ise
larva zararının bölgelere göre belirgin bir şekilde görüldüğü geç sonbahar yada erken ilkbaharda yapılır.
Zararlının var olduğu bilinen ekili alanlarda geç sonbahar ile nisan ayı ortalarına kadar
süren periyotta yani ekinin kardeşlenme öncesi ve kardeşlenme dönemlerinde sürveyler
gerçekleştirilmelidir.
Sayımlar 1/4 m2 lik çerçevelerle tarlayı temsil edecek şekilde farklı noktalarda yapılır,
çerçeve içine giren toprak 15 cm'ye kadar kazılarak canlı larva ve yenik bitki sayımı yapılır.
Bu sayımlar neticesinde larva yoğunluğu m2 de l veya daha fazla, yenik bitki adedi m2'de
5 ve daha fazla olan tarlalar ile aşağıda belirtilen düzeyde yoğunluk gösterdiği için yüzey
ilaçlaması yapılmış alanlar tohum ilaçlaması programına alınır.
Erken ilkbaharda gerek tarla kenarında gerekse tarlanın belirli yerlerinde yoğunlaştırılan sayımlar sonucu m2'de ortalama 3 ve daha fazla canlı larva veya 15 ve daha fazla yenik bitki bulunan tarlalarda ise kapama veya nokta şeklinde yüzey ilaçlaması yapılmalıdır.


5. UYGULAMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tohum ve yüzey ilaçlamalarında tarlanın küçük bir bölümü ilaçlanmadan bırakılır. Tohum ilaçlamasında ekimden sonra mart veya nisan aylarında yüzey ilaçlamasında ise ilaçlamadan 7-10 gün sonra ilaçlı ve ilaçsız kesimlerde 1/4 m2 lik çerçevelerle canlı larvalar sayılır. Bulunan değerlere yüzdesiz Abbot uygulanarak ilacın etki oranı bulunur.