Buradasınız: Fumigasyoın

Fumigasyon

TARIM ÜRÜNLERİNİN MUHAFAZASI VE FÜMİGASYONUN ÖNEMİ

Dünyamızda yaşayan insan topluluklarının gıda ihtiyacı belirlenmiş ve bilinmekte olup insanlar bu ihtiyaçlarını “Tarım ürünleri’’diye isimlen dirilen bitkiler ve hayvanlar aleminde temin etmektedirler. Beslenmekte kullandığımız gıdaların anılan bu alemlerden temini ritmik bir şekilde ve dün yanın güneş etrafındaki harekete bağlı olarak mümkün olabilmektedir. Buna mukabil insanoğlunun gıda ihtiyacı öyle bir ritim takip etmekte, bütün yıl boyunca dünyanın her yerinde ve her gün belli miktarlarda beslenmeleri gerekmektedir. Öte yandan gerek bitkilerin hasat edildikten, gerekse hayvanlar kesildikten kısa bir süre sonra bozulmaya başlarlar. Bu bozulma ile birlikte gıdaların bir kısmından zehirli maddeler ürerken bir kısmının ise besleyici özelliklerinde büyük kayıplar vuku bulmaktadır.

İstediğimiz yer ve zamanda tabii özellikleri bozulmamış gıda tüketebilmemiz için bu bozulmaları yaratan şartları kontrol etmemiz gerekmektedir. İşte gıdaların muhafazası konusu böyle bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Gıda muhafazası söz konusu olunca da öncelikle kurutma yöntemi akla gelmektedir, buna soğuk muhafaza, dondurarak, konservasyon, gazterizasyon, fermentasyon, tuzlama, kimyasal muhafaza edicileri ilavesi ile muhafaza ve zirai mücadeleyi de ilave ederek belli başlı muhafaza yöntemlerini belirtmiş oluruz. Diğer taraftan tarlada başarı ile korunan ve yetiştirilen ürünün depolanması sırasında çok iyi korunması gerekmektedir dezenfeksiyon ve diğer klasik mücadelenin yanında veya onların yetersiz kalması halinde ise fümigasyon uygulaması şart olmaktadır.
Türkiye’de yetiştirilen hububatın yaklaşık %21’ini oluşturan 4,5 milyon tonunun, ihraç edilen hububat mamullerinin (un, irmik, makarna gibi) yaklaşık 1 milyon tonu baklagillerin %75’ini oluşturan 950.000 ton, kuru meyvelerin %50’sini oluşturan 250.000-300.000 tonu ve baharat ile yağlı tohumlardan ihraç edilenlerin tümü fümigasyon işlemine tabi tutulmaktadır. Fümigasyonun uygulanması halinde depolarda vuku bulan ürün kaybı ortalama %10-15 olmakta ve güneydoğu illerimizde bu oran %50’ye kadar ulaşabilmektedir.

Gerek tarlada ve gerekse depoda yapılan zirai mücadelenin ülkemiz açısından ekonomik değeri yukarıda belirtilen ürünlerin günümüzdeki parasal değerleri ve kayıp miktarları göz önüne alınarak kolayca bulunabilecektir ve herhalde hiç de küçümsenmeyecektir.

Öte yandan;
“Biz ne yersek böceklerden arta kalanı yeriz” diyen uygulamalı entomolojinin kurucusu Prof. Dr. Escterich’in sözlerini Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü (F.A.O.)’nun eğer böceklerin yedikleri ve tahrip ettikleri miktar gıdayı koruyabilseydik en azından bir kaç yüz milyon insan daha doyurulabilirdi şeklindeki yorumunu da ilave ederek konunun dünya çapındaki önemini de vurgulamış oluruz
Fümigasyonun en büyük özelliği tüm diğer mücadele usul ve ilaçları ile imha imkanı bulunamayan zararlıların bu yöntemle kesinlikle imha edilebilmesidir, zira uygulanan gaz olduğu ve canlıların tümü soluma yaptığı için kurtulması adeta imkansızdır. Ancak insanlar içinde zehirli olan fümigantların kullanılması diğer zirai mücadele metot ve ilaçları ile netice almaması halinde son çare olarak seçilmiştir.
Kısacası Fümigasyon;

  • Bulaşık ürüne direkt olarak tatbik edilebilen bir yöntem olması,
  • Difizyon yüksekliği nedeniyle üründe uç noktalara kadar nüfuz edebilme ve homojen dağılma imkanı sağlaması,
  • Gıda maddelerindeki kalıntı ve koku oranının tolerans sınırı içinde bulunması,
  • Kısa sürede büyük miktardaki ürüne uygulanabilme olanağı sağlanması,
  • Diğer savaş yöntemlerine oranla daha az masraf ve iş gücü gerektirmesi,
  • Zararlı etmenlerin tüm biyolojik dönemlerine etkili olması gibi özellikler yönünden tercih edilmektedir.


Fümigasyonun en çok tatbik edildiği sahalardan bir tanesi de gerek mal ihracı ve gerekse mal ithalatı sırasındaki karantina ilaçlanmasıdır,böylece hem ülkemize giren mal ile çeşitli zararlıların gelmesi önlenmekte hem de alıcı ülkelerin istediği evsafta mal sevk edilebilmektedir.